Bolu Gezi Notları: Bir Hafta Sonu Kaçamağı

Uzun zamandır gitmek isteyip, planlar yapıp bir türlü gidemediğimiz Bolu’ya nihayet gidebildik. Bolu deyince hepimizin aklına aşçılar, kar-kış, dağlar ve göller geliyor. (Geliyor değil mi? Lütfen..) Biz de bu çok kısa hafta sonu gezimizde yemeklerin, karın, soğuğun, doğanın ve donmuş göllerin keyfini çıkarmaya çalıştık.

Ne zaman gidilir?

Biz Bolu’ya ilk defa Ocak ayında gittik ve kar manzaralarına bayıldık. Ancak Bolu bize göre tek mevsimle sınırlı olmayan bir şehir çünkü her mevsim ayrı güzel bir doğa harikası!

Kış aylarında, donmuş Abant ve Gölcük göllerinin etrafında yürümek harika bir deneyimken yaz-bahar aylarında da Yedigöller Milli Parkı’nda kamp ve doğa yürüyüşleri yapmak mükemmel olabilir. Dolayısıyla ne zaman gidileceği size kalmış, ama kış aylarında aracınızla gidecekseniz mutlaka kış lastiğiyle gitmelisiniz.

Gölcük Tabiat Parkı

Bolu’ya Ulaşım ve Şehir içi Ulaşım:

Biz İstanbul’dan araba kiralayıp Bolu’ya yaklaşık 3 saatte vardık. Daha hızlı da gidilebilirdik aslında; yolda gözümüz dönüp Yuvacık’a uğramasaydık. (Yuvacık’la ilgili, gezilecek yerler başlıklarında kısaca bilgi vereceğiz..) Neyse asıl konuya gelelim: Kış aylarında gidecekler için tekrar söyleyelim; kış lastiği şart! Abant Gölü’ne kış lastiği olmadan girmeniz yasak ve girişte jandarma kontrolü var. Aynı şekilde Bolu merkezden Yedigöller’e giderken de yollar iyi değil ve bazı kısımlarda yol tamamen buz kaplı olabiliyor. Kötü hava koşullarında Yedigöller’e giden yol kapalı maalesef. Mengen yolu üzerinden Yedigöller’e gitmek mümkün ancak bu yol diğerinden yaklaşık 2 saat daha uzun.

Bolu’ya ulaşım otobüsle de oldukça kolay ve ekonomik. İstanbul’dan 50, Ankara’dan 28 Lira’ya otobüs bileti bulmak mümkün.

Şehir içi ulaşım da araçla gidiyorsanız kolay olabilir, çünkü trafik yoğun saatlerde bile yok denecek kadar az. Toplu taşıma kullanacaksanız Bolu merkezden Abant’a ve Gölcük’e giden 22-23 numaralı otobüsler var.

Nerde kalmalı?

Bolu kamp ve doğa konaklamalarına çok müsait ve çoğu insan buraya kamp yapmaya geliyor. Çadırınızı alıp Bolu’da kamp yapabilirsiniz. Bir diğer seçenek ise bungalov/dağ evlerinde konaklamak. Bunun da çok keyifli ve ‘hygge’ konseptinde olacağı kesin. 🙂

Bizim araştırırken gördüğümüz en ünlü bungalovlar: Abant Masal Yeşil Ev, Gölcük Kır Evleri, Habitat Mesire Evleri, Hindiba Doğa Evi. Bu yerlerde yer bulmak biraz zor; erkenden -3 ay öncesi- rezervasyon yapmak gerekiyor. Fiyatları merkezdeki pansiyonlara göre daha pahalı ancak bu tamamen sizin bütçenize ve tercihinize kalmış.

Pahalı mı?

Bolu, İstanbul’a göre epey uygun. Özellikle yeme-içme konusunda fiyatlar bize çok makul geldi. Konaklama için bungalov veya dağ evlerini tercih ederseniz fiyatlar biraz daha pahalı ama merkezdeki pansiyon/oteller de yine uygun fiyatlı.

Gezi Rotası

Eğer bizim gibi bir hafta sonu kaçamağı yapacaksanız ve sadece 2 gününüz varsa; Abant ve Gölcük’e 1 gün, Yedigöllere de 1 gün ayırabilirsiniz. Her ikisine de erkenden gitmenizi öneririz. Öğlene doğru özellikle Abant’a çok sıra oluyor. Ekstra zamanınız varsa Gölcük Tabiat Parkı yakınında olan Seben Gölü’ne de uğrayabilirsiniz.

Gezilecek Yerler

1. Abant Gölü ve Çevresi:

Bolu merkezden Abant’a araçla yarım saatte varıyorsunuz. Araç girişi 18 TL. Gölün etrafında yürüyüş yapabilir, kışın giderseniz kar topu oynayabilir veya muşambalarla kayabilirsiniz. Sonbaharda ise gölün kenarındaki ahşap masalarda piknik yapmak çok keyifli olur diye düşünüyoruz. Gölün çevresinde yavaş yavaş bir tam tur atmak 1-2 saatiniz alır.

2. Gölcük Tabiat Parkı:

Burası tam olarak o meşhur evin olduğu göl. 🙂 Burası da Abant gibi çok keyifli. Bolu’dan 20-25 dk sürüyor, giriş 18 TL. Aracınızı girişte bırakıp yürüyerek devam ediyorsunuz. Çevresinde birkaç restoran mevcut ama yine de hazırlıklı gelmenizi tavsiye ederiz.

3. Yedigöller Milli Parkı:

Biz bu gezimizde yollar buz tuttuğu için Yedigöller’e gidemedik.. Kötü hava koşullarında Yedigöller yolu kapatılıyormuş. Ancak Mengen üzerinden gitmek mümkünmüş ama bu seçenek de çok zaman kaybettireceği için biz tercih etmedik. Yedigöller’i önümüzdeki sonbahara erteledik.. Sonbaharın renkleriyle çok güzel olacağını düşünüyoruz.

Bolu’ya gelmişken yakınlarda gidilebilecek alternatif yerler:

1. Maşukiye&Kartepe:

İstanbul’a dönüş yolunda Maşukiye’ye uğrayıp sahlep ve kahve içtik. Hem doğa içinde olması hem bungalov restoranlar hoşumuza gitti. Günün yorgunluğunu böyle atmaya çalıştık 🙂 Bolu’dan Maşukiye 1,5-2 saat sürüyor.

Maşukiye

2. Yuvacık:

Biz Bolu’ya gitmeden İzmit Yuvacık’ta bir kahvaltı molası verdik. Biraz tepelere çıkıp, Çamlı Tepe Restoran’ı bulduk. Yüksek dağların tepesinden manzarayı izleyerek kahvaltı etmek çok keyifli oldu. Kahvaltı fiyatı 50 TL idi ve başarılıydı.

Çamlı Tepe Restoran

Seben Gölü, Sülüklü Göl, Akkaya Travertenleri de ekstra vaktiniz olursa yol üzerinde uğranabilecek yerler.

*Yeme-İçme:

Bolu’nun yemek konusunda iyi olduğunu ve Osmanlı aşçılarının hep burdan çıktığını duymuştuk ama bu derece bir yeme-içme performansı açıkçası beklemiyorduk. Bolu’da yediğimiz içtiğimiz heerr şey inanılmaz lezzetliydi. Yani Bolu’ya sadece yemek için bile gidilebilir…

1. Mercan-i Restoran:

Yöresel yemeklerin olduğu, fiyatları servisi ve yemeklerine göre çok uygun bir restoran. Değirmen kebabı ve köftesi çok lezzetliydi. Buraya yolunuzu kesin düşürün deriz.

Mercan-i Restoran

2. Bolu Hanzade:

Tam anlamıyla müthiş! Hayatımızda içtiğimiz en güzel çorbayı içtik: Özel Osmanlı Sultan çorbası. Pilav ve dana kavurması, manda yoğurdu da çok çok lezzetliydi. Restoran sahibi çok ilgili ve kibar. Bolu’ya tekrar gittiğimizde ilk gideceğimiz yer olacak Hanzade. Yalnız Pazar hariç her gün 5’e kadar açık, Pazarları ise kapalı.

3. Kubbealtı:

Bolu’nun en ünlülerinden Kubbealtı’nda mantı soslu gözleme yemeden dönmeyin! Gözlemelerin bissürü çeşidi var; biz patlıcanlı ve kıymalıyı denedik. Kıymalı biraz ağır gelse de patlıcanlıyı çok beğendik. Gözlemeler 15-20 TL civarıydı.

Kubbealtı gözleme

4. Tabaklar Hamamı:

Yine merkezde bulunan tarihi hamamda kahve içtik, ortamı güzel. Fiyatları da uygun. Hamamı da çok güzel bir şekilde koruyarak dönüştürmüşler. İçinde duran çeşme bile vardı, kısacası ambiansını beğendik.

5. Cemil Piknik:

Bizim gitmediğimiz ama çok önerilen Cemil Piknik Abant’ta bulunuyor. Kahvaltısı epey ünlü. Bir dahaki Bolu gezimizde gitmeyi düşünüyoruz..

*Bolçi çikolata almadan Bolu’dan dönmeyin. 🙂 İçi fındıklı minik ağızda dağılan Bolçi’yi biz çok sevdik.

Bolu bize güzel ve dinlendirici bir hafta sonu yaşattı. Şimdiden bir dahaki gidişimizde Yedigöller’de kamp yapmayı kafaya koyduk. 🙂 Bir dahaki yazımızda görüşmek üzere!

Sevgiler, TIME TO GO!

Bizi Instagram’da takip etmek isterseniz şöyle buyrun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s