
Sri Lanka; yemyeşil doğası, sakin atmosferi, güleryüzlü insanları ve sunduğu birbirinden farklı deneyimlerle bizi en çok etkileyen ülkelerden biri oldu. Tropik plajlardan, çay tarlalarına, tapınaklardan, tren yolculuklarına uzanan bu yolculukta hem çok şey gördük hem de yavaşlamayı öğrendik. Bu yazıda Sri Lanka rotamızı, ulaşım deneyimlerimizi ve gitmeden önce bilmeniz gereken önemli detayları paylaşıyoruz. Biz ilk defa bize özel tur ile gezdik ama rotamızı beraber çizdik. 🙂 Bu turu One and Only Travels diye lokal bir firma ile planladık, 6 günlük otel, ulaşım ve safari dahil bize bir fiyat verdiler, son 4 günlük sahil kısmındaki konaklamamızı kendimiz ayarlamak istedik. Turun avantajı 4-5 yıldızlı otellerde kalabilmek ve pek bir şey düşünmeden gezebilmek oldu. Konaklamalarınızı kendiniz ayarlarsanız sadece şoför tutup gezmek de mantıklı bir seçenek.
1. Vize durumu:
Sri Lanka, Türk vatandaşları için vize isteyen bir ülke. Ancak süreç gözünüzü korkutmasın; ETA (Electronic Travel Authorization) ile online başvuru yapılıyor çok basit bir form dolduruyorsunuz ve 52$ ödeme yapıyorsunuz. Link için tık tık.
2 gün içinde onaylanıyor ve mailinize gönderiliyor. Biz seyahatten önce başvurduk, herhangi bir sorun yaşamadık. Pasaportunuzun dönüş tarihinden itibaren en az 6 ay geçerli olması gerekiyor, bunu atlamayın.
2. İnsanların misafirperverliği:
Sri Lanka’da bizi en çok etkileyen şeylerden biri insanların sakinliği ve yardımseverliği oldu. Herkes çok nazik, aceleci ya da agresif bir tavır yok. Bir yere yol soruyorsunuz, gerçekten durup düşünüp yardımcı olmaya çalışıyorlar. Turistik olmayan yerlerde bile kendinizi güvende ve rahat hissettiriyorlar. Bizim için bu, ülkeyi sevmemizin en büyük nedenlerinden biri oldu.
3. Tapınak kuralları:
Sri Lanka’da Budizm çok yaygın ve tapınaklara büyük saygı duyuluyor. Tapınak ziyaretlerinde omuzları ve dizleri kapatan kıyafetler giymek gerekiyor; hem kadınlar hem erkekler için geçerli. Ayakkabılar tapınağa girerken çıkarılıyor, yanınızda çorap götürmek isteyebilirsiniz.
Bir diğer çok önemli nokta: Buda heykellerine sırtınızı dönerek fotoğraf çektirmek hoş karşılanmıyor. Fotoğraf çekilirken yan durmanız ve Buda’ya yüzünüz dönük durmanız gerekiyor.

4. Sri Lanka güvenli mi?
Genel olarak evet, Sri Lanka güvenli bir ülke. Biz gece yürürken ya da şehirler arası yolculuk yaparken kendimizi hiç tedirgin hissetmedik. Tabii ki her ülkede olduğu gibi çok ıssız yerlerde gece geç saatlerde tek başına dolaşmamak, çantanıza sahip çıkmak gibi temel önlemler geçerli. Turistik bölgelerde en sık yaşanan durum, tuk tuk şoförlerinin biraz pahalı fiyat söylemesi 🙂 onun da çözümü pazarlık.
5. Sri Lanka’ya gitmek için en iyi mevsim?
Sri Lanka’da hava durumu bölgeden bölgeye değişiyor, ülkenin kuzeyi ve güneyi aynı anda farklı mevsimler yaşıyor. Ama genel olarak:
*Aralık – Mart dönemi güney ve batı kıyıları için en ideal zaman
*Mayıs – Eylül arası ise doğu kıyıları daha iyi.
Biz güney ve iç kesimleri kapsayan bir rota yaptığımız için Aralık–Mart arası seyahati çok mantıklı bulduk. Hava sıcak ama bunaltıcı derecede sıcak değil.
6. Ulaşım konusu:
Sri Lanka’da ulaşım konusu seyahatinizi doğrudan etkiliyor, o yüzden biraz detaylı anlatmak istiyoruz. Ülke genelinde mesafeler haritada kısa gibi görünse de yollar virajlı, trafik yoğun ve yolculuklar düşündüğünüzden uzun sürüyor.
Biz şehirler arası ulaşımda özel şoförle gezmeyi tercih ettik. Günlük şoför ücretleri genel olarak 50–60 dolar civarında değişiyor (araca, mesafeye ve sezona göre). İlk bakışta pahalı gibi gelebilir ama Sri Lanka gibi az zamanda çok yer gezmek istediğiniz bir ülkede ciddi bir konfor ve zaman kazancı sağlıyor. Otelden alınıp otele bırakılmak, durmak istediğiniz yerde durabilmek ve rota stresinin olmaması bizim için büyük rahatlıktı.
Toplu taşıma Sri Lanka’da çok ucuz, özellikle otobüs ve tren fiyatları neredeyse sembolik. Ancak açık konuşmak gerekirse konforlu değil. Otobüsler oldukça kalabalık, klimalı olanlar sınırlı ve uzun mesafelerde yorucu olabiliyor. Zamanı bol olan, “yol da deneyimin bir parçası” diyen gezginler için tercih edilebilir ama bizim rotamız ve süremiz için uygun değildi.
Trafiğin soldan aktığını da özellikle belirtmek lazım. Buna bir de dar yollar, yoğun trafik ve motor kullanımının yaygınlığını ekleyince, araba veya motor kiralamayı pek önermiyoruz. Özellikle motor, bize çok tehlikeli geldi. Zaten birçok yerde kask kullanımı da çok ciddiye alınmıyor.
Şehir içi ve sahil bölgelerinde ise tuk tuk kullanımı çok yaygın ve pratik.

Burada en önemli nokta:
Yola çıkmadan önce mutlaka fiyatı konuşun. Kilometreyi ya da gideceğiniz yeri net söyleyip pazarlık yaparsanız sorun yaşamazsınız. Sahil bölgelerinde biz en çok tuk tuk kullandık ve genelde memnun kaldık.
Özetle; eğer sınırlı zamanınız varsa ve farklı bölgeleri rahatça görmek istiyorsanız, Sri Lanka’da şoförle gezmek en mantıklı seçenek diyebiliriz.
7. Bütçe ve fiyatlar:
Sri Lanka genel olarak uygun fiyatlı bir ülke. En çok bütçe ayırdığımız kalemler ulaşım (şoför + uzun mesafeler) ve bazı butik konaklamalar oldu. Yeme-içme oldukça hesaplı ve doyurucu.
Sri Lanka’da para birimi Sri Lanka Rupisi (LKR). Sri Lanka Rupisi ilk başta rakam olarak göz korkutabiliyor ama aslında bizim para gibi değeri düşük bir para birimi. Kabaca söylemek gerekirse,
1 USD: 300–330 LKR civarında.
Yani menüde 1500–2000 rupi gördüğünüzde pahalı sanmayın; bu rakamlar yaklaşık 5–7 dolar gibi düşünebilirsiniz. 🙂 Birkaç gün sonra rupiyle hesap yapmaya alışıyorsunuz ama ilk günlerde fiyatları dolara çevirerek bakmak daha rahat oluyor.
Birçok yerde sadece nakit geçiyor, özellikle küçük kasabalarda ve lokal restoranlarda. Yanınızda mutlaka nakit bulundurun.
Yaklaşık fiyatlar şöyle:
- Günlük özel şoför: 50–60 USD
- Tuk tuk (kısa mesafe): 2–5 USD (pazarlık şart)
- Tren bileti: 1–5 USD (sınıfa göre değişiyor)
- Lokal restoranlarda yemek: 3–6 USD
- Orta seviye restoranlar: 8–15 USD
- Kahve / smoothie: 2–4 USD
- Milli park / safari girişleri: 30–50 USD
- Butik otel gecelik oda fiyatı: 70–150 USD aralığı (bölgeye göre değişiyor)
8. Sri Lanka’ya gitmeden önce aşı yaptırmak gerekli mi?
Sri Lanka’ya giriş için zorunlu bir aşı yok. Ancak hepatit A, tifo ve tetanoz aşılarının güncel olması tavsiye ediliyor. Biz gitmeden önce ekstra bir aşı yaptırmadık, herhangi bir sağlık sorunu yaşamadık.
9. Sinek ve böcek durumu:
Özellikle tropik bölgelerde ve akşam saatlerinde sinekler ısırıyor. Sinek kovucu sprey kesinlikle şart. Doğal ürünler çok işe yaramıyor, daha güçlü ürünler daha etkili ama onları da sık sık tazelemek gerekiyor. Buna rağmen yine de ısırıyorlar 🙂 ama genel olarak gezinin keyfini kaçıracak seviyede değildi, herhangi bir hastalık vs. durumu da yaşamadık.
10. Yemek konusu:
Sri Lanka mutfağı bol baharatlı ve yoğun aromalı. Köri soslu bir şeyler ve pirinç ana yiyecekleri. Biz genelde otel restoranlarını ve yüksek puanlı mekanları tercih ettik. Sokak yemeklerinden çok fazla denemedik ama tropik meyveler, hindistan cevizi suyu gibi şeyleri gönül rahatlığıyla tükettik çok lezzetli ve çok uygun fiyatlı.
11. Maymunlara dikkat:
Sri Lanka’da maymunlar gerçekten her yerde. Özellikle Sigiriya, Ella ve bazı sahil bölgelerinde çok cesurlar. Açıkta yiyecek bırakmamak, balkon kapılarını kapalı tutmak ve çantayı yarım açık gezmemek önemli.

12. Prizler farklı mı?
Evet, Sri Lanka’da prizler Türkiye’den farklı. Genelde İngiliz tipi (Type G) ya da üç yuvarlak girişli prizler kullanılıyor. Bazı otellerde çoklu priz ya da USB girişi olsa da her yerde yok. Yanınıza evrensel priz dönüştürücü almanızı kesinlikle tavsiye ederiz, işinizi kolaylaştırıyor.
Buraya kadar her şey tamamsa, rota planına geçelim!
Bizim Sri Lanka rotamız:
Sri Lanka’da toplam 11 gün ayırdık (1 günü yolda geçti) ve ülkenin hem iç kesimlerini hem de güney sahillerini kapsayan bir rota yaptık. Az zamanda çok yer görmek istediğimiz için rotayı biraz dolu tuttuk ama çok keyif de aldık. Ayrıca Sri Lanka macera arayanlar için biçilmiş kaftan, yapılacak o kadar çok aktivite var ki! Hepsini aşağıda anlatıyoruz.
1. gün: Sigiriya
Biz Sri Lanka’ya Colombo Havaalanına uçarak başlayıp direkt kuzeydeki Sigiriya’ya geçtik. Yol biraz uzun ama manzara ve doğa yavaş yavaş değiştiği için keyifli bir geçiş oldu.
Sigiriya denince herkesin aklına Lion Rock geliyor ama biz Lion Rock’a çıkmak yerine, onu karşıdan gören Pidurangala Rock’a çıktık. İyi ki de öyle yapmışız.
Pidurangala’ya tırmanış yaklaşık 20–30 dakika sürüyor ama şunu baştan söyleyelim:
düzgün bir merdiven yok 🙂
Son kısımda tamamen kayaların üzerinden tırmanıyorsunuz, biraz dizlere ve dengeye güvenmek gerekiyor. Ama zirveye çıktığınızda Lion Rock’ı karşıdan gören manzara gerçekten inanılmaz. Bizce Sigiriya’daki en güzel manzara burası. Gün doğumu ya da gün batımı için özellikle tavsiye ederiz.

Lion Rock (Sigiriya Rock Fortress) ise daha düzenli merdivenlere sahip ama tırmanış 1–1,5 saat sürebiliyormuş. Oldukça yorucu olduğu ve dizleri zorladığı söyleniyor. O yüzden “kendime güveniyorum” diyenler çıksın diyelim 🙂

Sigiriya aynı zamanda Sri Lanka’nın en bakir bölgelerinden biri. Yollar yemyeşil, etraf tamamen doğa ve evet… yolda filler görmeniz çok normal. Gerçekten şehir hayatından tamamen kopuyorsunuz. Bu doğallık ve sakinlik Sigiriya’yı bizim için çok özel yaptı.
Burada bir de lokal bir yemek kursuna katıldık. Tam anlamıyla Sri Lanka mutfağını deneyimlediğimiz, çok samimi ve keyifli bir deneyimdi. Sri Lanka’ya giden herkese, özellikle Sigiriya’da böyle lokal bir deneyim eklemesini kesinlikle öneririz. Aşağıdaki reels’ta detaylı olarak o günü anlattık 🙂
Konaklama için ise Cinnamon Lodge Habarana’da kaldık.
Yeşilliklerin içinde, doğayla tamamen iç içe ama aynı zamanda 5 yıldızlı bir oteldi. Sigiriya gibi sakin bir yerde, bu kadar huzurlu bir konaklama bizim için rotanın en güzel duraklarından biri oldu. Sigiriya’da ”tree house” denen çocukluğumuzda hayal ettiğimiz o ağaç evlerde kalma deneyimi da çok yaygın, hem de çok daha uygun fiyatlı. Ama genelde tüllerle kapatılmış bir yatakta açıkta tam olarak doğanın içinde uyuyorsunuz, biz böcek ve sinek ısırıklarını düşünüp otelde kalmayı tercih ettik, 5 yıldızlı otellerde kalabilmek bu kadar uygun fiyatlıyken Sri Lanka’da bu lüksü deneyimlemeyi istedik sanırım. 🙂
2. Gün: Dambulla & Kandy:
Normal şartlarda ikinci gün için önerimiz:
Sigiriya → Dambulla → Kandy rotası.
Dambulla’daki mağara tapınakları etkileyici bir durak. Ardından Kandy’ye geçip:
- Diş Tapınağı’nı ziyaret etmek
- Akşamına kültürel dans gösterisi izlemek çok güzel bir akış olur.

Biz Kandy’ye gidecektik ancak sel nedeniyle bu kısmı iptal etmek zorunda kaldık.
Yine de ilk kez gidenler için bu rotayı kesinlikle öneriyoruz; Sri Lanka’nın kültürel tarafını görmek için, Kandy kültür başkenti olarak kabul ediliyor.
3. Gün: Nuwara Eliya- Ella
Bu gün, Sri Lanka rotasının en keyifli ama aynı zamanda iyi planlanması gereken günlerinden biri. Sabah Nuwara Eliya’da çay fabrikası (plantation) gezerek başlamanızı öneririz. Burası Sri Lanka’nın çay üretiminin kalbi ve manzaralar gerçekten kartpostallık. Kısa bir fabrika ziyareti yapıp çayın nasıl üretildiğini görmek, ardından çay tarlalarında dolaşmak çok keyifli bir deneyim.
Biz selden dolayı Nuwara Eliya’ya gidemediğimiz için çay turunu Ella’da Uva Halpewatte Tea Factory‘de yaptık, birkaç saatlik tur ve en son çay tadımı kişi başı 10$.

Nuwara Eliya’dan sonra rotayı trene çevirebilirsiniz. Herkesin bahsettiği o meşhur tren yolculuğu aslında yaklaşık 8 saatlik bir hat. Ancak en fotojenik, en güzel manzaralı bölüm Nuwara Eliya (Nanu Oya) – Ella arası. Bu kısmı trenle yapmak 2,5–3 saat sürüyor.

Bizce en mantıklı plan şöyle:
- Sabah Nuwara Eliya’da çay tarlalarını gezmek
- Öğleye doğru Nanu Oya istasyonundan trene binmek (13:00 civarı kalkıyor tren)
- 16:00 civarı Ella’ya varmak
Küçük ama önemli bir not düşelim:
Biz gittiğimiz dönemde toprak kayması nedeniyle bu tren hattı kapalıydı, hat bakımdaydı ve maalesef trene binemedik. 2025 Aralık itibariyle tamir çalışmaları devam ediyordu. Büyük ihtimalle 2026’da tamamen açılması bekleniyor. Şu an için -Ocak 2026- Ambewela – Badulla hattı kısmi olarak açık, seyahatten önce mutlaka güncel durumu kontrol etmekte fayda var.
Biletler online olarak Sri Lanka Railways’e bağlı siteler veya aracı platformlar üzerinden alınabiliyor. Ayrıca bazı oteller ve lokal acenteler de sizin yerinize bilet ayarlayabiliyor; biraz komisyon ekleniyor ama uğraşmak istemeyenler için pratik bir çözüm.
İstasyondan aynı gün bilet almak da mümkün ama tabii ki bilet kalır mı kalmaz mı riskli. Manzaranın tadını çıkarmak için bizim önerimiz 2. ve 3. sınıf vagonlar. Camlar açık oluyor, fotoğraf çekmek ve manzarayı izlemek çok daha keyifli. 1.sınıfta ise camlar açılamadığı için o ikonik fotoğrafları çekemiyorsunuz.
Ella’da Morning Dew Boutique Hotel‘de konakladık.
4. Gün: Nine Arches Bridge& Little Adam’s Peak ve yola çıkış – DoubleTree by Hilton Weerawila
Ella’da sabah erken kalkmanızı öneriyoruz.
İlk iş Nine Arches Bridge’e gidip: tren geçişini izlemek, köprüde fotoğraf çekmek. Burası sabah saatlerinde hem daha sakin hem de ışık çok güzel oluyor. Nine Arch Bridge’den sonra rotayı direkt Little Adam’s Peak’e çevirmenizi öneririz. Burası Ella’daki en keyifli yürüyüşlerden biri ve çok zorlayıcı değil. Tırmanış yaklaşık 40-50 dakika sürüyor, yol büyük ölçüde düzenli ve manzara yürüdükçe açılıyor. Zirveye çıktığınızda Ella’nın yeşil vadilerini ve dağlarını tepeden görmek gerçekten çok güzel.

Sonrasında biz yola koyulup DoubleTree by Hilton Weerawila’da konakladık.
Safari öncesi dinlenmek için 5 yıldız bir otel havuzda vakit geçirip dinlendik.
5. Gün: Safari günü

Burada iki farklı seçenek var, ikisi de çok güzel ama amaç farklı:
*Yala National Park
Leopar görmek istiyorsanız
Sabah çok erken saatli safari öneriyoruz
*Udawalawe National Park
Fil görmek önceliğinizse
Öğleden sonra safari daha iyi
Hangisini seçeceğiniz tamamen ne görmek istediğinize bağlı. Biz hızımızı alamayıp aynı gün ikisini de yaptık, önce gün doğumunda Yala’ya gittik sonra Udawalawe’de gün batımını fillerle izledik. Yala’da timsahlar, çeşitli kuşlar ve National Park’a daha girmeden yol üzerinde saniyeler içinde leopar gördük, ama sonra park içerisinde hiç görmedik.. bu da böyle tuhaf bir anımız 😀
Kısacası tek bir safari yapma seçeneğiniz var ise Udawalawe daha nokta atışı diyebiliriz. Biz safariye 15:00’te başladık ama önce 14:30’daki beslenme saatine yetişmek için Udawalawe Elephant Transit Home’a uğradık.
Burası yalnız kalmış ya da yaralanmış bebek filler için kurulmuş bir rehabilitasyon merkezi. Her gün belirli saatlerde sütle besleniyorlar ve iyileşince tekrar doğaya salınıyorlar. İçeride mini bir müze de var; fillerle ilgili çok güzel bilgiler ediniyorsunuz. 💛
Sri Lanka’da safariler genelde özel jeep ile yapılıyor ve en kolayı otelinize/airbnb’nize söylemek; herkes sizin için ayarlıyor. Yarım günlük turlar ortalama 3–4 saat sürüyor. Tur fiyatı 60$ civarı, otelinizden alıp otelinize bırakılıyorsunuz genelde.
Eğer turunuzu GetYourGuide üzerinden ayarlamak isterseniz,
TIMETOGOBLOG5 koduyla %5 indirim de bizden.
Biz 5. günde de DoubleTree by Hilton Weerawila’da konakladık.
6-10. Gün: Güney Sahilleri:

Safari sonrası rotayı güneye çevirdik. Burada 3 ana noktayı gezdik diyebiliriz. Seyahatimizin bu kısmında tuk tuk ile gezdik. (Son gün Colombo havaalanına olan transferimiz haricinde.) Burada rotamızı önce Hiriketiya’ya çevirdik (çünkü Yala’dan en yakın sahil kasabası orası). Hiriketiya’da yüzüp Ahangama’ya geçtik. Burada keyfinize göre Hiriketiya’da da konaklayabilirsiniz, bu son 4 gün tamamen keyif ve dinlenme odaklı 🙂
Biz 2 gün Ahangama‘da şu airbnb’de konakladık: link için tık tık.
Son 2 gün ise Unawatuna‘da ise şu villada konakladık: link için tık tık.
*Hiriketiya
Küçük, samimi bir sörf kasabası, güzel kafeler, yeni başlayanlar için sörf dersleri çok uygun.
*Ahangama
Daha chill bir atmosfer, güzel kafeler, çok daha merkezi ve ulaşılabilir sahiller. Sörf dersi için biz Ahangama’ya yakın sahil kasabası olan Weligama’yı tercih ettik. Dalgalar küçük ve adım başı sörf kursu var.
Güney sahillerindeyken uğranması gereken noktalardan biri de Coconut Tree Hill. Denize doğru uzanan bu küçük tepe, palmiye ağaçlarıyla Sri Lanka’nın en ikonik manzaralarından birine sahip. Aslında çok bir olayı yok gibi ama özellikle gün batımı saatlerinde ışık çok güzel oluyor ve çok fotojenik görünüyor. Turistik bir nokta olduğu için kalabalık olabiliyor ama yine de sahil rotasına kısa bir mola olarak eklemeye değer.

Güneyde güzel restoran ve denize karşı kafeler var. Ahangama’da Kai, Cactus ve Thileni’s, Weligama’da Nomad Cafe, Unawatuna’da Halo (kahve için) Hiriketiya’da Salt House favorilerimiz oldu.
*Unawatuna & Galle Fort
Bu bölgede kaplumbağaları doğal ortamlarında görebileceğiniz turtle hatchery’ler bulunuyor. Özellikle Unawatuna ve çevresinde, koruma altındaki alanlarda kaplumbağaları yakından görmek mümkün. Ziyaret saatlerine dikkat etmekte fayda var, sabah erken ya da gün batımına yakın saatler daha sakin oluyor.
Bir diğer klasik ama hala çok keyifli deneyim ise gün batımında sahildeki salıncaklarda sallanmak. Ahangama ve çevresinde denize karşı kurulu salıncaklar var. Unawatuna’da Dream Cabana isimli restoranın salıncağı var, yine Rasta Rope Swing olarak haritada aratarak bulabileceğiniz başka bir salıncak da var.
Güney sahillerindeyken mutlaka uğranması gereken yerlerden biri Galle Fort. Burası Sri Lanka’nın en karakterli noktalarından biri diyebiliriz. Hollanda sömürge döneminden kalma bu tarihi kale, bugün kafeler, butik dükkanlar ve taş sokaklarla dolu çok keyifli bir bölge. Beyaz duvarlı evler, eski kolonyal yapılar, küçük sanat galerileri ve denize açılan kapılar gerçekten çok güzel bir atmosfer yaratıyor. Özellikle öğleden sonra gidip sokak sokak gezmek, bir kafede mola vermek ve gün batımında surların üzerinden denizi izlemek çok keyifli. Yarım gününüzü ayırsanız yeter.


Galle Fort’ta Barefoot ve Stick No Bills‘ten hediyelik eşya ve alışveriş yapabilirsiniz. Biz bu bölgede MARU‘da yemek yedik deniz ürünleri ve noodle, değişik bowl ağırlıklı yemekleri var.
Sri Lanka, beklentinin çok ötesine geçen, doğasıyla yavaşlatan ve insanı gerçekten içine çeken bir ülke. Biz bu yolculukta sadece yeni yerler görmekle kalmadık, biraz da durmayı ve akışa bırakmayı öğrendik. Eğer doğa, lokal deneyimler, tren yolculukları, safariler ve sakin sahillerin bir arada olduğu bir rota arıyorsanız, Sri Lanka sizi fazlasıyla mutlu edecektir. Umarız bu rehber, planlama sürecinizde işinize yarar ve kendi Sri Lanka maceranıza ilham olur!
Sevgiler, TIME TO GO!
Bizi Instagram’da takip etmek isterseniz şöyle buyrun.
