Burgazada Gezi Notları

Yüzölçümü bakımından Büyükada ve Heybeliada’nın bir küçüğü olan Burgazada’ya yerlileri “Burgaz” veya “Burgaz Adası” diyor. Adayla bütünleşmiş yazar Sait Faik’in eserlerinde de genelde Burgaz olarak anılıyor. Adanın Rumca ismi ise Antigoni. Biz ise Timetogoblog olarak Mahmut diyeceğiz…

Yazımıza başlamadan önce belirtelim; Burgazada’ya vizesiz girebiliyorsunuz!!! Neden bu kadar mutluyuz? Açıklamaya gerek var mı bilmiyoruz ama vizesiz gidebildiğimiz 5-10 tane -yazlık amaçla kullanılan- ada olduğu için insan ada görünce sevinmiyor değil.
Bu sebepten dolayı Adalara gitmek birçok İstanbullu için heyecan verici diye düşünüyoruz. Vapura biniyorsunuz ve başka bir adaya gidiyorsunuz, ve adada sizden vize istenmiyor……

Biz de adaya vizesiz girebilmenin verdiği heyecanla adanın tüm sokaklarını, görülecek yerlerini gezmeye çalıştık ve notlarımızı aşağıda paylaştık, okuyunuz efendim.

Ulaşım meselesi:

Adaya ulaşmak için tek yapmanız gereken Eminönü, Kabataş, Beşiktaş, Kadıköy veya Bostancı’dan kalkan ada vapurlarına binmek ve Burgazada’ya gelince inmek. Vapur sefer saatlerine şuradan ulaşabilirsiniz.

Biz Burgazada’ya ilk defa ve Beşiktaş’tan kalkan Şehir Hatları ile gittik; yolculuk yaklaşık 1 saat sürdü. Vapur yolculuklarını çok seviyoruz; bunun üstüne vapurun sakinliği ve havanın güzelliği eklenince yolculuk biraz da keyfe dönüşüyor..
*Bindiğimiz vapur sadece Kınalıada ve Burgazada’ya gidiyordu, bu iki ada Büyükada ve Heybeliada’ya göre çok çok sessiz ve sakin, dolayısıyla vapurda insanlarla üst üste binmiyorsunuz.

Adaya ulaştıktan sonra, kendinize güveniyorsanız görmeniz gereken tüm yerlere yürüyerek gidebilirsiniz. Bisiklet kiralamak isterseniz, iskelenin hemen sağındaki yolda bir bisikletçi var.
*Adada maalesef faytonlarla da ulaşım sağlanıyor; azalarak bitmesi dileğiyle.

Ada Vapuru

Fiyatlar nasıl?

Fiyatlar, Beşiktaş/Kadıköy’deki benzer mekanlarla karşılaştırıldığında biraz daha yüksek kalıyor. Maliyetleri düşününce durum mantıklı gelse de uğradığımız birkaç mekanda fiyatların tek belirleyicisi, mekanın adada olması gibi duruyordu. Şunu da belirtmekte fayda var; Burgazada, Heybeliada ve Büyükada kadar turistik ve kalabalık olmamasına rağmen fiyatlar genel olarak bu iki adaya göre daha yüksek. [Ekonomiye giriş 101: Piyasada rekabet yoksa fiyatlar artma, hizmetin kalitesi azalma eğilimindedir.]

*Burgazada’da denize girme meselesi:

Bizim gördüğümüz ve araştırdığımız kadarıyla, adada denize girmek için muhtelif(!) yerler mevcut. Lokasyon bazlı anlatacak olursak; girişte hemen sağda bisikletçi var demiştik, onun biraz ilerisinde Çamakya Plajı var, Gezinti Yolu Caddesi üzerinden yürüyerek 10-15 dakikada gidebilirsiniz. Girişi 20 TL.
Oradan biraz daha ileride Burgazada Su Sporları Kulübü var. Buradan da aynı şekilde yürümeye devam ettiğinizde sağ tarafınızda küçük plajlar göreceksiniz. Bunlardan biri de “Düşler Sahili” diye bir plaj ki adanın her yerine “Düşler Sahili’ne gider” minvalinde izler bırakmışlar. Yol boyunca asfaltta bu arkadaşların spreyle yazılmış reklamlarını görüyorsunuz. Buraya giriş de ucuz değil bu arada, yanılmıyorsak 20 lira üzeriydi. Biraz daha ilerideyse meşhur Madam Martha Koyu var. Uzaktan bakıldığında göze en güzel görünen şüphesiz Madam Martha Koyu ama detaylardan aşağıda bahsedeceğiz.

Bu arada plajlarla ilgili şöyle bir durum var; denize biraz yaklaşınca su berrak görünse de kumsaldaki yosunlar da “biz buradayız ve bir yere gitmeye de niyetimiz yok” diye bağırıyorlar. Durum böyle olunca Burgazada’da denize girme konusu bizim için kapanmış gibi duruyor ama tercih size kalmış. Gördüğümüz, duyduğumuz kadarıyla hem Madam Martha koyu hem diğer plajlar çok dolu olmasa da özellikle ada yerlileri tarafından tercih ediliyor ve beğeniliyor.

*Burgazada’da kamp meselesi:

Geçtiğimiz dönemlerde hem haberlerde hem de kamp gruplarında oldukça gündem oldu bu konu. Kampçılara 2017 yılında bildiğiniz helikopterli baskın yapıldı, detayları şu linkte bulabilirsiniz. Durum böyle olunca insan düşünmüyor değil ama biz gittiğimizde gündüz vakti bile çadırlar vardı, hem koyda hem koyun üstündeki tepede.

Kamp yasağının nedeni ise kampçıların doğayı kirletmesiymiş. Bu konuda, gördüklerimizden sonra bu görüşe maalesef katılıyoruz: uçurum kenarlarında ve ormanlık alanlarda çok fazla plastik ve cam şişe gördük, demek ki helikopter baskını da çözüm olmamış ve duyarsızlık devam ediyor. Özetle keşke herkes medeni bir şekilde kampını yapsa da, hem amacı gerçekten şehirden kaçmak, kafa dinlemek olan insanlar, hem doğa, hem de adanın yerlileri mağdur olmasa. :/

Burgazada’da gezilecek yerler:

1. Sait Faik Abasıyanık Müzesi:

Yazının girişinde de bahsettiğimiz gibi; ada, Sait Faik Abasıyanık ile özdeşleşmiş durumda. Müze dediğimiz Sait Faik’in bir zamanlar yaşadığı ev aslında ve ücretsiz olarak gezilebiliyor. İçeride Sait Faik’in kitapları, eşyaları, müsveddeleri ve mektupları mevcut ve üst kattaki odalarda yazarın hayatı kronolojik olarak anlatılıyor; biz bilmediğimiz güzel detaylar öğrenmiş olduk.. : )
Bu arada evin güzelliği, adadaki diğer konaklar gibi oldukça dikkat çekici. Bizi en çok etkileyen kısmıysa Sait Faik’in mektuplarını yazdığı pencere önüyle ada manzarasını seyrettiği pencere önü oldu.
*Pazartesi ve Salı günleri ziyarete kapalı.

Müze’nin girişi
Sait Faik’in ada manzarasına karşı keyif yaptığı pencere önü

2. Gönüllü Caddesi:

İskeleden çıktıktan sonra sağ tarafa doğru yürüyünce bisikletçiyi göreceksiniz demiştik. Bisikletçinin hemen üst sokağında Burgazada Cami var. Caminin önünden -Google maps mode on- kuzeydoğu yönünde 10-15 metre ilerledikten sonra -Google maps mode off- karşınıza Gönüllü Caddesi çıkacak. Bu cadde aslında çook uzun. Bir ucu adanın hemen merkezindeki Rum Ortodoks Kilisesi Aya Yani’ye, diğer ucu Aya Nikola Çay Bahçesi’ne çıkıyor. Bu caddeyi baştan sonra yürürseniz Ada’ya dair birçok bilgi edinebilirsiniz. Gidişte veya dönüşte Gönüllü Caddesi’nden yürüdüyseniz diğer yönde mutlaka Gezinti Yolu Caddesi’nden yürüyün.

Ada sokakları ve Gönüllü Caddesi

3. Madam Martha Koyu:

Yukarıda da biraz bahsettik ama, burası adanın en popüler mekanlarından biri. Sonuçta ülkede kaç tane koya helikopterli baskın düzenlenmiştir ki? Buraya ulaşmak için iskeleden yaklaşık 20 dakika yürümeniz gerekiyor. Koya iniş de ormanın içinden biraz zahmetli. İsteyen denize giriyor isteyen piknik yapıyor.

Madam Martha koyu

4. Hagios Ioannis/Aya Yani:

Adanın merkezinde yer alan ve tarihi 8.yy’a dayanan, şimdiki hali 1899’da inşa edilen bu kilise, vapurla iskeleye yaklaşırken gözünüze çarpmaya başlıyor. Mimari anlamda adada en çok beğendiğimiz yapı da kesinlikle burası oldu yalnız gittiğimizde kapalı olduğu için içeriye giremedik. Tavsiyemiz, buraya uğradıktan sonra kilisenin hemen alt sokağında yer alan, aşağıda bahsedeceğimiz Four Letter Word Coffee’de bir yorgunluk kahvesi içmeniz yönünde.

Aya Yani Kilisesi

5. Hagios Georgios/Aya Yorgi Manastırı:

Aya Yorgi manastırı, Gönüllü Caddesi’nin sonlarına doğru yaklaşınca sağınızda kalıyor. Yolun hemen yanındaki bina kilise olarak kullanılıyormuş, onun biraz aşağısında da manastırın yurdu yer alıyor. Kilisenin bugünkü hali 1897’de yapılmış.

Aya Yorgi Manastırı, Gezinti Yolu Caddesi’nden
Aya Yorgi Manastırı, Gönüllü Caddesi’nden

6. Zafiriadis Evi:

Bir zamanlar Halide Edip Adıvar’ın kiracı olarak oturduğu köşk/ev. Mehtap Sokak 41 numarada yer alıyor.

7. Hristos Manastırı ve Kilisesi:

Adanın en yüksek kısmında yer alan kilisenin tarihi 11 y.y.’a dayanıyor ve ulaşmak için biraz çaba sarf etmek gerekiyor.. Şu an ayakta duran yapı 1908 yılında restore edilmiş. Manzarasının çok güzel olduğu söyleniyor, zaman bulursanız gitmenizi tavsiye ederiz.

Yeme-İçme Meselesi:

6. Four Letter Word Coffee:

Küçücük bir sokakta bulduğumuz Four Letter Word Coffee’de çok keyifli vakit geçirdik. Hem kahvelerine hem brownielerine bayıldık. Fiyatlar belki bir tık ortalamanın üzerinde ama bizce adanın en güzel mekanı kendisi.

Four Letter Word Coffee ev yapımı brownie

7. Ergün Pastanesi:

Vapurdan indiğinizde karşınıza çıkacak ilk yer Ergün Pastanesi. Çilekli milföyü ile ünlüymüş. Biz denedik çok çok beğendik. Aslında burada kahvaltı da edilebilir. Yalnız pastane biraz kalabalık olabiliyor, sıra beklemeniz gerekebilir.
*Bu tarz çok kolay bulunan göz önündeki mekanlara karşı ön yargımızı Ergün Pastanesi sayesinde kırdık diyebiliriz.

8. Cennet Bahçesi:

Burası adanın eğlence ve konser mekanıymış. Gündüzleri de kahvaltı ve yemek için uğranabilir. Gönüllü Caddesi’nin sonunda, Aya Yorgi Manastırı’nın hemen yanında kalıyor. Merkeze biraz uzak ama bizim denk geldiğimiz en ferah mekanlardan biri. Fiyatlar ada ortalamasına göre normal.

Cennet Bahçesi

9. Fincan Cafe & Restaurant:

Burgazada’da gün batımında rakı balık yapmak, gezinizi sonlandırmak için en güzel seçenek diyebiliriz ve Fincan Restaurant da tercih edebileceğiniz en lezzetli mekan olacaktır büyük ihtimalle.

*Not: Adanın en ünlü mekanı Kalpazankaya Restaurant’a gitmenizi önermiyoruz. Mekanda, -restoran boşken dahi- yemek yemeden çay-kahve içemiyorsunuz, aşağıdaki büfeye yönlendiriyorlar. Adanın hemen girişinden sağa doğru gidince de Teras Cafe var, burada da menüde olan şeyleri getirmeyip, nedenini sorduğunuzda tersleniyorsunuz. Bu iki mekanın da Zomato puanlarına aldanmayın zira yorumların çok büyük bir kısmı FAKE!

Özetle, Burgazada hem İstanbul kalabalığından ve hareketliliğinden biraz uzaklaşmak hem de diğer adalardaki turist kalabalığında boğulmadan kafa dinlemek için iyi bir seçenek. İşinizi bilirseniz, bir hafta sonu kaçamağı için gayet yeterli ve keyifli. Umuyoruz ki gezinize bir katkımız dokunmuştur. 🙂

Sevgiler, TIME TO GO!

Instagramda bizi takip etmek isterseniz şöyle buyrun.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s